Federatie van Alevitische Verenigingen Nederland WELKOM BIJ HABF
Stichting Namenmonument Sivas
Madımak Katliamı Hafıza Merkezi: Herinnering in 3D
Het Alevitisme is een humanistische filosofie... ALEVITISME
HAKDER Cenaze Fonu websitesi HAKDER CENAZE FONU

Laatste nieuws

Meer nieuws
Comments Box SVG iconsUsed for the like, share, comment, and reaction icons

Facebook Posts

Avrupa’daki Alevi gençlerinin çatı kurumu olan AAGB’miz, 6. Dönem Yönetim Kurulu yaptığı seçimli genel kurul ile görev dönemini tamamlayıp bayrağı yeni canlarımıza devretti.

Avrupa’nın dört bir yanından canlarımızın katılımıyla gerçekleşen genel kurulda, geçmiş dönem faaliyet dönemi değerlendirildi ve geleceğe yeni bir adım atıldı.

Avrupa’da uzun bir dönemdir devam eden göçmen karşıtlığı ve artan ırkçılık; gençlerimizin geleceğini tehdit etmektedir. Savaşa ve silahlanmaya ayrılan bütçelerin artırılması, ekonomik darboğazın faturasını göçmenlere(özellikle de göçmen gençliğine) kesmeye çalışan sağ popülist rüzgarın güç kazanması geleceğimizi tehlikeye atmaktadır.

Bu siyasal konjonktürün yanısıra; artan madde bağımlılığı ve çetecilik gençliği yıkıcı bir cendereye sürüklemekte ve dramatik sonuçlar ortaya çıkarmaktadır.

Bu koşullar karşısında; gençliğin sosyal, inançsal, siyasal kazanımları için mücadele eden gençlerimizin olması hayati bir değerdedir. Kendi iç dinamiklerini yaratan ve kimlik mücadelesinin öznesi olan gençlerimizi yürekten kutluyoruz.

Bu tarihsel sorumluluğun farkında olan ve özverili bir şekilde çalışmalarını devam ettiren; AAGB şahsında faaliyetlerini yürüten tüm ülke ve yerel gençlik birliklerimize dayanışma duygularımızı paylaşmaktan büyük bir kıvanç duyuyoruz.

Alevi toplumunu geleceğe taşımanın en anlamlı ve benzersiz örneklerini hayata geçiren gençlerimizle gurur duyuyoruz. Onlar bu Yol’un avazı, tamburumuzun tınısı ve geleceğin sahipleridir.

Yol’umuzu yarınlara taşıyan gençlerimizin bazı sorunlarının olduğunun farkındalığıyla, yeni dönemde maruz kaldıkları zorlukları birlikte aşacağımız bir evreye geçiş için iletişim kanallarının aktif kullanılması acil bir ihtiyaçtır. Yönetim kadrolarının buluşmalarına daha fazla alan açılması ve ortak akıl yürütmenin ve ortak çözüm yollarının bulunması aktif katılım açısından önem arzetmektedir. Sözünü söyleyen, faaliyet icraasını gerçekleştiren gençlerin kuşak çatışmalarına kurban edilmesi, kabul edilemeyecek bir hatadır.

AAGB’mizin 2029 AP seçimlerini önüne hedef olarak koyması, Alevi gençlerini AB kurumlarına yönlendirmesi, kökleriyle bağ kuracak projelerde bulunmuş olmasını yürekten destekliyor ve çalışmaların bir parçası olacağımızı tekrar vurguluyoruz.

Yeni dönemin, kurumlarımız arası iletişimin daha güçlü olduğu, kuşaklar arası bağların daha da ahenkli olduğu bir olması, Alevi toplumunun kazanımları ve geleceği açısından kritik bir ihtiyaçtır.

Bu duygularla, önceki dönem gençlik yönetimine emeklerinden ve Yol’a kattıkları eşsiz değerden ötürü bir kez daha teşekkür ediyoruz. Yeni dönem için Yol’a mihman olan, görev üstlenme cesareti gösteren genç canlarımızı kutluyor, başarılar diliyoruz.

Aşk ile
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
@stora fans
... Laad meer zienLaad minder zien

Dersim Tertelesi’nin 89. yıldönümü olan 4 Mayıs, Alevi Kızılbaşlar açısından yalnızca bir tarih değil; hafızalara kazınmış büyük bir acının, inkâr edilmeye çalışılan bir hakikatin ve yitirilen canlarımızın yas günüdür. Bu nedenle 4 Mayıs; toplumsal hafızaya, ortak acıya ve hakikat mücadelesine sahip çıkılması gereken tarihsel bir gündür.

Böylesine acılı bir günde, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından Dersim’de, sözde dedelerin de bulunduğu bir toplantıda maaş, bütçe ve maddi meselelerin gündeme taşınmasının planlı bir girişim olduğu açıktır. Bu girişim, mevzu bahis “dede”lerin ağzına maaş sosuyla bal çalıp, geçmişin acılarıyla yüzleşmeme hesabıdır. Ne yazık ki, ağacın kurdu da ağaçtandır. Böylesine tarihi bir günde, bu kirli hesaba alet olanlar, yanı başlarında oluk oluk kan akmış Munzur’a kulakları tıkamaktan nasıl beis duymazlar?

Bu utanmazlığı, “diplomatik faaliyet yürütmek”, “devletle diyalog geliştirmek” veya “sorunları istişare etmek” gibi kılıflara sokmak yüzsüzlüğün en utanç verici örneklerindendir. Diplomasi, tarafların eşit koşullarda olduğu bir ortamda karşılıklı tavizlerin verildiği bir denklem ise; siz maaş karşılığında ne verdiniz? Hangi değerimizi peşkeş çektiniz? Aynı gün ve saatlerde, Seyit Rıza Meydanı’nda kayıplarını anan canlarımızın sesleri tırmalamadı o sağır kulaklarınızı?

Dersim halkı o gün tertelede yitirdiği canları anarken, acının, yasın ve toplumsal hafızanın merkezinde para ve makam eksenli tartışmalar yürütülmesi toplum vicdanında derin bir yara açmıştır. 4 Mayıs, bütçe hesaplarının değil, hakikatin, yüzleşmenin ve kaybedilen canlarımızın anıldığı bir gündür. Ve biz varolduğumuz müddetçe bu gerçeği yüksek sesle dile getirmeye devam edeceğiz!

Bu tarihi günde, toplantı odalarına doluşan ve el pençe divan duran o güruh, Alevi toplumunun temsilcisi değildir. Sesi, soluğu ve savunucusu hiç değildir! Görüntülerden de açıkça görülmektedir ki, Alevi/Kızılbaş inancının kabul edemeyeceği, Alevi’liği asimile etmeye dönük bir anlayış sergilenmiştir. Kadınların yok sayıldığı bir “erkekler meclisi” anlayışının Alevilik adına topluma sunulmaya çalışılması, başlı başına bir asimilasyon fotoğrafıdır.

Oysa, Alevi Kızılbaş inancında kadın ve erkek bir candır. Kadının dışlandığı, yok sayıldığı bir yapının ne yol erkânında ne de inançsal hakikatte yeri vardır. Buna rağmen yalnızca erkeklerden oluşan, gerçeklikten kopuk ve toplumsal bağları olmayan sözde dedeler meclisinin kendisini Alevi toplumu adına söz sahibi görmesi, yolun özünden ne kadar uzaklaşıldığını açıkça göstermektedir. Alevi Kızılbaş yolu; eşitlik, rızalık ve can anlayışı üzerine kuruludur. Kadını dışlayan bir zihniyetin verdiği görüntü bile, temsil iddiasının ne kadar sorunlu olduğunu ortaya koymaktadır.

Alevi toplumu tarih boyunca kendi yolunu, erkânını ve inancını hiçbir devlet kurumuna bağlı olmadan yürütmüştür. Bu nedenle Dersim Tertelesi gibi tarihsel bir acının yıldönümünde, devlet yapılarıyla ilişkilendirilen kurumların öncülüğünde gerçekleştirilen ve halkın acısının önüne başka gündemlerin geçirilmesi kabul edilemezdir.

Dersim; makam, maaş ve maddi hesapların konuşulacağı bir zemin değildir. Dersim; hakikatle yüzleşmenin, kaybedilen canlarımızı anmanın ve toplumsal hafızayı büyütmenin yeridir. Bu bilinçle hareket edilmesi gerekirken, toplumun ortak yarasını gölgeleyen girişimler Alevi toplumunda ciddi bir öfke yaratmıştır.

Bizler, Alevi toplumunun inancını, hafızasını ve değerlerini hiçbir siyasi, bürokratik ya da maddi hesabın gölgesinde bırakmadan savunmaya devam edeceğiz. 4 Mayıs’ın ruhuna yakışan da budur.

AABK olarak geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da Dersim’de, Pir Seyit Rıza Meydanı’nda tertelede yitirdiğimiz canlarımızı andık. Gelecek yıllarda da aynı kararlılıkla anmaya devam edeceğiz. Safımız, kefensiz yatanlarımızın safıdır. Mezarsızlarımızın mirasına sahip çıkmaya, pîrin huzurunda dara durmaya devam edeceğiz. Dersim’i unutmayacağız, unutturmayacağız.

Aşk ile.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu
@stora fans
... Laad meer zienLaad minder zien

Laad Meer

Media

Meer media
Deze website maakt gebruik van cookies en vraagt ​​uw persoonlijke gegevens om uw surfervaring te verbeteren.